21 Eylül 2018 Cuma

Terör Eylemlerinin Tek Kaybedeni Türkiye'dir...

Turan ÖZYANIK

Turan ÖZYANIK

E-Posta : turanozyanik@gmail.com

Her olayda olduğu gibi Ankara’da yaşanan kanlı terör saldırısı sonrasında da yine magazin, ana konuyu perdeledi.

İstifa etsinler mi etmesinler mi?

İçişleri Bakanı zafiyet yok dedi!

Adalet Bakanı güldü.

Bu terör eylemini ABD yaptırdı.

AKP Yaptırdı.

PKK yaptı.

IŞİD yaptı.

Mitinge gidenler barış için gidiyorlardı.

Bu olay seçim öncesinde AKP’nin işine yaradı.

Bu olay HDP’nin işine yaradı.

Mitinge gidenlerin hepsi marjinal sol grup veya terör grup üyeleri idi. Falan filan bir sürü saçma sapan aslı astarı olmayan bilgiye dayanmayan iddialar.

Görüldüğü gibi asıl konuya kimse dönüp bakmıyor.

Nedir bu durumun aslı….!

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yaşanan en kanlı en büyük terör eylemidir.

Ölenlerin tamamı dünya görüşü ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı idi ve her şeyden önemlisi insan idiler.

Terör eylemini kimin gerçekleştirdiği veya kimin kazanıp kaybettiği bizim için önemli değil. O istihbarat birimlerinin ve politika üreticilerinin işi..

Ama bir vatandaş olarak bakınca bu olayda tek kaybedenin Türk Milleti olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Çünkü olay Türkiye’nin başkentinde gerçekleşiyor.

Başkentinde kenarında köşesinde değil tam kalbinde gerçekleşiyor.

Ankara’yı bilmeyenler için kısaca şöyle tarif edelim; sağında TCDD ve Gar, solunda Arena kapalı spor salonu.

100 metre gerisinde Atatürk Kültür Merkezi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi,  300 metre ilerisinde Ankara Adalet Sarayı ve Hacettepe, İbn-i Sina, Yüksek İhtisas gibi önemli hastaneler,  500 metrelik yarı çapına baktığımızda eski başbakanlık binası, Adalet, İçişleri Bakanlığı, Yargıtay, TBMM, Genelkurmay başkanlığı binaları var.

Yani tam kalbimize hançer sokuldu.

Denildi ki şah damarınızdan size daha yakınız. Bundan sonra nefesimizi ensenizde hissedeceksiniz.

Bu durumda bu ülkede yaşayan insanların huzur içinde işine nasıl gidecek?

Çocuklarını nasıl okula gönderecek?

Kendilerini nasıl güvende hissedecekler?

Cevaplandırmamız gereken sorular bunlardır.

Terör eylemlerinin amacı da zaten sindirmek, korkutmak ve yıldırmaktır.

Devletimiz, hiçbir tereddüde kapılmadan soğukkanlılıkla ivedilikle bu işin arkasındaki mesajı çözmeli ve ülkenin güvenliğini sağlamalı.

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi sokaklarımızda gece gündüz korkmadan dolaşma özgürlüğümüzü kullanmalıyız.

Toplum olarak da bu olayların bize ders olması gerekiyor.

Daha çok ayrışma, daha çok bölünme yerine, ülkenin birlik ve bütünlüğü için daha fazla gayret ederek safları sıklaştırmalı, bir arada güçlü şekilde durmalıyız.

Biz güçlü olursak hiç kimse bize zarar vermeye cesaret edemez.

Ölen kimden diye sormadığımızda barış gelecek.

RUSYA’YA DİKKAT !

Rusya ile ciddi manada zıtlaştık. Rusya'nın hava sahamızı ihlal etmesiyle başlayan tartışmada batılı ülkelerin ve özellikle ABD’nin bize gaz vermesi son derece dikkat çekici.

Rusya’yı tehdit etmemiz, köprüleri atabileceğimiz mesajlarını verdikten hemen sonra ülkemizin tarihindeki en kanlı terör olayı yaşandı.

Ankara da ülkemizin kalbinin kalbinde yaşanmış olması tesadüf değil.

 Bu gelişmelere bir de Rusya’nın bir yayın organı tarafından ülkemizde yaşanan bu terör olaylarının neden ve nasıl yapıldığıyla ilgili birinci ağızdan anlatıyorlarmış gibi vermeleri ve IŞİD’i hedef göstermeleri de eklenince işin içinde Rusya'nın olabileceği akla geliyor.

Rusya ESED ile yola devam edilmesini istiyor.

Türkiye buna şiddetle karşı çıkıyor. Türkiye’yi ikna etme metodu olarak böylesine büyük bir eylem seçilmiş olabilir.

Bu durum Rusya’nın geleneğine hiç yabancı değil.

Ayrıca Suriye ve Rusya için Türkiye’de kanlı eylemleri gerçekleştirmek hiç de zor değil.

KGB, Muhaberat, CİA gibi birçok istihbarat elemanları güney sınırımızda cirit atıyorlar.

Bu istihbarat teşkilatlarının kullanabilecekleri; IŞİD, PKK, DHKPC gibi birçok taşeron terör örgütleri var.

İşte tam da bu nedenle aslında eylemi gerçekleştirenlerin kimler olduğunun hiçbir anlamı ve önemi yok.

Bunun emrini kimler verdiği ve ne istediklerini anlamak önemlidir.

İnsani değerlerimizi kaybetmemeliyiz.

Bu olayı siyasi ranta çevirme peşine takılmamalıyız.

Ülkemizde huzur, güven, refah olmadığı sürece hangi siyasi partinin iktidarda olduğu, kimin ne iş yaptığının hiçbir önemi kalmaz.

Türkiye’yi Ortadoğu batağına çekme gayretlerini boşa çıkarmanın tek yolu, her türlü siyasi çıkarlardan arınarak sadece ülkenin ve milletin bekası için hareket etmeliyiz.

Bugün Irak’ta, Suriye’deki insanların avukat, doktor, mühendis, genel müdür olmasının hiçbir önemi var mı?

Diplomaları veya paraları, hatta mal varlıklarının bile değeri kalmadı.

Her şeylerini bırakıp güvenli ülkelere doğru kaçıyorlar.

İşte Türkiye’nin sürüklenmeye çalışıldığı yer de orası.

Buna asla alet olmamalı, onlara istedikleri zemini hazırlamamalıyız…

Turan ÖZYANIK / ANKARA


12 Ekim 2015 Pazartesi 14:08
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

THY REKOR KIRDI

Türk Hava Yolları'nın nisan ayında misafir ettiği yolcu sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 6,4 milyona

BAŞARILI İLÇE BAŞKANI İL YÖNETİMİNDE

Son dönemde Bakırköy Ak Parti ilçe Başkanı olarak görev alan Aysun ÇELİKER, Sinan Erdem Spor salonunda

ÜNİVERSİTELİLERE AF DÜZENLEMESİ

Çeşitli sebeplerle üniversitelerden ilişiği kesilen, her düzeyde eğitim alan öğrencilere af imkanı getiren

BAKANLIKTAN 'SLIME' UYARISI...

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, çocukları cezbedici nitelikteki "slime" adlı ürünün tüketiciler tarafından

MÜFREDATTA YENİ DÖNEM...

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, "2017-2018 öğretim yılından itibaren ortaöğretim kurumlarımızın 9.

ROKETSAN ÜRÜNLERİ VİTRİNE ÇIKIYOR...

Türkiye'nin roket ve füze sistemleri üreticisi ROKETSAN, yeni iş ve ihracat olanakları için Uluslararası Savunma

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL